KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10597 E., 2011/2610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...’in kullandığı davacıya ait ambulans ile davalı ...’in kullandığı minibüsün çarpıştığını belirterek, davacıya ait araçta oluşan hasar nedeni ile 13.195,28 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan kusur oranlarına göre müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 13.195 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların %50'şer kusur oranlarının kendi aralarındaki iç ilişkide dikkate alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre dava Recep vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile “tazminatın davalılardan kusur oranlarına göre müştereken ve müteselsilen” tahsiline karar verilmesini istemiş olmasına rağmen, mahkemece tazminatın tamamından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10597, K. 2011/2610, 23 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama