KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10697 E., 2011/585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, hasar bedeli ve değer kaybı olmak üzere toplam 10.364.65 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Aşçı vekili, kusur oranına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 7.773.48 TL’nın davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.’nun 99/1. ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca, davadan önce temerrüde düştüğüne ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığından, bu davalının dava tarihinden, diğer davalıların ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken, davacı vekilinin faiz talebi hususun-
da olumlu – olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10697, K. 2011/585, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama