KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10789 E., 2011/4025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı, davalı ... adına trafikte kayıtlı aracın, diğer davalı ...'ın idaresindeyken karıştığı trafik kazasında 3.kişi aracının hasarlandığını, davalı sürücünün olay anında 111 promil alkollü olduğunu ve kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini, 5.163 TL hasar bedelinin, zarar gören dava dışı 3.kişiye ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 5.163 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alkollü sürücünün sebep olduğu trafik kazasından kaynaklanan rücuen maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde, aracın malikinin ve sigortalının davalı ..., sürücünün ise ... olduğu görülmüştür. 2918 Sayılı KTK'nun 95 ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının 4/d maddesi uyarınca; "ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir" hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak
kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Husumet kamu düzenine ilişkin olduğundan resen gözetilmesi gerekir. Davalı ... sigorta ettiren olmadığına göre, sözleşmenin tarafı değildir. Bu durumda mahkemece, davalı sürücü hakkındaki davanın pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10789, K. 2011/4025, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama