KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10790 E., 2011/4684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... ... Kiralama AŞ'den noterde düzenleme şeklinde tanzim edilen 9.5.2007 tarihli ... Kiralama sözleşmesi ile kiraladığı, davalı şirkete kasko sigortalı aracın teknik arıza sebebiyle yanarak kullanılmaz hale geldiğini, poliçeye dayalı olarak mahkemenin 2009/1164 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine açtıkları tazminat davasında davalı tarafın teklifi üzerine 97.000 TL üzerinde anlaştıklarını, davalı vekilinin açılan davayı kabul etmesi nedeniyle mahkemenin 17.3.2010 tarih 2010/76 karar sayılı kararı ile davanın (10.000 TL) kabulüne karar verildiğini, ihtara rağmen davalının ödemede bulunmadığını sulhnamede bildirilen bakiye 87.000 TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili poliçenin sigortalısının ... ... Kiralama AŞ olduğunu, davacının sigorta ettiren konumunda bulunduğunu, poliçenin 3.kişi hesabına (yararına) yapıldığını, bu durumda müvekkili sigortacıdan tazminat talep etme hakkının lehine sigorta yapılan dava dışı ... ... Kiralama AŞ'ne ait olduğunu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, sigortalının açıkça davaya muvafakat etmesi gerektiğini, davacı tarafın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin yüklediği sorumlulukları yerine getirme-
diğini, ilgili tescil birimine müracaat etmediğini, temerrüde düşürülmediklerini, olay tarihinden faiz istenemeyeceğini, mahkemenin 2009/1164-2010/76 sayılı ilamı gereğince davacı tarafa 10.000 TL'nin ferileriyle birlikte ödendiğini, davanın kabulü halinde bu meblağın mahsup edilmesini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
AAÜT'nin 7/2.maddesi hükmü uyarınca "davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur".
Bu durumda, mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olmasına göre davalı yararına karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.000 TL maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde, maktu vekalet ücretini geçecek şekilde 8.700 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK'nun 438/7.maddesi gereğince hükmü düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10790, K. 2011/4684, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama