KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10901 E., 2010/10309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, mülkiyeti müvekkili ...'nin eşi ...’e ait, müvekkilinin iş yerinde kullanılan araç, davacı ...., idaresindeyken, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, davacı ... için 100.00 TL araç mahrumiyeti zararının sigorta şirketi dışındaki davalılardan, ... için 100.00 TL iş göremezlik tazminatının ise tüm davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olarak), olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, HUMK.’nun 8/1. ve 5236 Sayılı Yasa ile değişik Ek 4. maddesi uyarınca, davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu anlaşılmakla, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Mengen Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyeti ve iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Hukukumuzda kısmi dava açmak mümkündür. Alacaklı, alacağın tümü hakkında dava açmak zorunda olmayıp, şimdilik alacağın belli bir kesimini dava edebilir.
Somut olayda, davacı vekili, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak, 100.00 TL araç mahrumiyeti ve 100.00 TL iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200.00 TL’lık alacak için istemde bulunmuş, mahkemece, dava değerine göre görevsizlik kararı verilmiştir.
Kısmi davada mahkemenin görevinin neye göre belirleneceği HUMK.’nun 4. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, dava konusu alacak, alacağın son kısmı değil, dava dışı bırakılan diğer bir kesimi de varsa, o zaman alacağın tamamı çekişmeli olup, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
O halde mahkemece, taraf teşkili sağlanarak deliller toplanıp, uzman bilirkişi aracılığıyla kusur oranı ve zarar miktarı belirlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10901, K. 2010/10309, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama