KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/1107 E., 2010/4809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tic.Mah.Sıf
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu hasarlandığını, hasar tutarının davalı ... tarafından kaza sırasında aracın sürücüsünün alkollü olduğu gerekçesiyle ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 75.000,00 TL. tazminatın 11.06.2009 ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili yetki ve işbölümü itirazında bulunup, kazanın sürücünün alkol nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmesi sonucu gerçekleştiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının ikametgahının Maslak, İstanbul olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı ... şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.
Bu tür sözleşmeye dayalı davalarda genel yetkili mahkeme, HUMK'nun 9/1. maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi ise de, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.8. Maddesi hükmünde, sigortacı aleyhine açılacak bu tür davada,
2010/1107
2010/4809
davalı sigortacının merkezinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın ikametgahının bulunduğu veya rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiştir. HUMK'nun 19. maddesinde de rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak gösterilmiştir.
Somut olayda dava, kasko sigorta sözleşmesini düzenleyen acentanın ikametgahının bulunduğu Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, davacı taraf seçimlik hakkını doğru kullanmıştır.
Bu durumda mahkemece, yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/1107, K. 2010/4809, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama