KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/11993 E., 2011/4888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K ARAR
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalılar ... ve ...’e ait otoparkta park halindeyken diğer davalıların maliki bulunduğu binaya ait duvarın yıkılması nedeniyle zarar gördüğünü belirterek 11.300 TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, diğer davalılara ait duvarın yıkılması nedeniyle zararın meydana geldiğini davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;11.300 TL. tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...’ten tahsiline, diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TTK.nun 1301. maddesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili davalılara ait binanın duvarının kasko sigortalı araçlar üzerine yıkıldığını, davalıların BK.nun 58. maddesi gereğince bina maliki olarak kusursuz olarak sorumlu olduklarını belirtmiştir.
Bina sahibinin kusursuz sorumluluğu, uygun illiyet bağının varlığıyla mümkündür. Kusursuz sorumluluğun tüm hallerinde, uygun illiyet bağının zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru ile beklenmeyen bir halin varlığı durumunda kesileceği, gerek teoride ve gerekse yargısal kararlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/11993, K. 2011/4888, 17 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama