KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2010/1803 E., 2010/4364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ...İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasında takip borçlusu olan ...’in, ortak murislerinden intikal eden ve ...Bölge, 1. ... ’nde bulunun ... sayılı taşınmaz üzerindeki miras payının tamamını diğer mirasçı üçüncü kişiye noterde yapılan sözleşme ile 13.09.2005’de sattığını, murisin ölümünden sonra yapılan miras devir sözleşmesinin yazılı şekilde düzenlenmesi nedeni ile geçerli olduğunu, ayrıca aynı taşınmaz üzerindeki tüm miras paylarının davacı tarafından yine noterde düzenlenen sözleşmelerle satın alındığını, borçlunun taşınmaz ile ilgisinin kalmadığını,
mülkiyet hakkına dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açmak için kendilerine süre verilmesi ve sonucunun da beklenmesi gerektiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı), istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile yapıldığını ve yasal dayanağının olmadığını,davada talep sonucunun açıkça belirtilmediğini, tapu iptal ve tescil kararınınsa dar yetkili icra mahkemesince verilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre:“13.09.2005’de noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh düşülmediği, bu nedenle alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği ”gerekçesi ile yasal koşulları bulunmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,üçüncü kişinin İİK’nun 96.vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/1803, K. 2010/4364, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama