KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/1917 E., 2010/4796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ve davalı-k.davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ... Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ve tasfiye sürecini tamamlayarak ticaret sicil kaydının terkin edildiğini ancak kendisine ait aracı ortakları aynı kişilerden oluşan diğer davalı şirkete devredildiğini öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. ise araç satış işleminde muvazaa bulunmadığını savunarak davacının davasının reddini savunmuş ve kendilerinin de yapılan hacizler nedeniyle güç durumda kaldıklarını, itibarlarının zedelendiğini öne sürerek 30.000.00 TL. manevi tazminat isteğiyle karşı dava açmıştır.
Davalı ...Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davalı şirketlerin ortaklarının aynı kişilerden oluşması nedeniyle davacının davasının kabulüne, aracın dava dışı bir başka kişiye devri nedeniyle 11.875.00 TL.nin davacının alacak ve ferileri ile sınırlı olarak davalı Gülmar’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı ... Ltd. Şti. vekili ile davalı ... Ltd. Şti. temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
2010/1917
2010/4796
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ortaklarının aynı kişilerden oluşması nedeniyle üçüncü kişi konumundaki davalı ... Ltd. Şti.nin borçlu davalı şirketin mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek durumda olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalıların tasarrufun iptali davasına ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
2)Davalı- karşı davacı ... Ltd. Şti. vekilinin manevi tazminat davasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davalı- karşı davcı ... Ltd. Şti. yapılan hacizler nedeniyle kendilerinin güç durumda kalması ve itibarlarının zedelendiği gerekçesiyle tasarrufun iptali davasına karşı verdiği cevap dilekçesi ile birlikte manevi tazminat isteğinde bulunmuş, mahkemece bu davanın reddine karar verilmiştir. Ancak manevi tazminat davası ile tasarrufun iptali davası arasında bir irtibat bulunmaması ve farklı yargılama usullerine tabi olmaları nedeniyle manevi tazminat davasının asıl davadan ayrılarak müstakil bir dava olarak incelenip karar vermek gerekirken bu davanın da incelenip karara bağlanmış olması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/1917, K. 2010/4796, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama