KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2031 E., 2010/7923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, (....) ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2009/247 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 10.03.2009’da haciz konulan ... plaka sayılı aracın, noterde yapılan sözleşme ile 04.03.2009’da üçüncü kişi tarafından satın alındığını,mülkiyetin davacıya geçtiğini, tescil işlemi için 06.03.2009’da yaptıkları başvuru sırasında haczi öğrendiklerini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu araç devri ile ilgili ... ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2009/134 Esas sayı ile açtıkları davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “alacaklının üçüncü kişi ve borçlu aleyhine açtığı ve dava konusu araç devrinin muvazaalı olduğu yönünde tasarrufun iptali kararının bulunduğu, kesinleşmemiş de olsa dikkate alınması gerektiği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava dilekçesinde,üçüncü kişinin haczi 06.03.2009’da öğrendiği belirtilmiş, ancak bununla ilgili istihkak iddiası İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal hak düşürücü süreden sonra İcra Müdürlüğü’ne sunulan 17.03.2009 tarihli dilekçe ile yapılmıştır.
Davanın süre aşımından reddi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi ve bu sırada da tasarrufun iptali davası sonucunda verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı ise de; sonucu itibarı ile verilen davanın reddi kararı doğru olduğundan bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2031, K. 2010/7923, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama