KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2073 E., 2010/6643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davalı İsviçre Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü ileri sürerek 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 20.091,75 TL olarak artırmıştır.
Davalılar vekilleri, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız eylemlerde zarar sorumlusu, her hangi bir ihtara gerek kalmaksızın haksız eylem tarihinden itibaren temerrüde düşmüş kabul edilir. Bu nedenle davalı ... aleyhine hükmedilen toplam tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, ıslah ile artırılan tazminat tutarı yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3-2918 sayılı KTK’nun 109/2 nci maddesi uyarınca, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve Ceza
Kanunun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı düzenlenmiştir. Davalı ... yönünden uygulanacak zamanaşımı süresinin ceza zamanaşımı süresi olması nedeni ile dava tarihi ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı dolmamıştır. Bu nedenle davalı ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin davalı ... lehine hükmedilen yargılama gideri yönünden temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2073, K. 2010/6643, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama