KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2854 E., 2010/6307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Küçükçekmece Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı ... Turizm A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücü, işleten ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın, müvekkillerinin desteği ... ’a çarparak ölümüne neden olduklarını ve bu nedenle müvekkillerinin maddi ve manevi zarar gördüklerini ileri sürerek, toplam 48.000,00 TL maddi ve 52.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü vekili, tüm kusurun ölende olduğunu savunmuştur.
Davalı ... Turizm A.Ş. vekili, aracı üç yıllığına kiraya verdiklerini, bu nedenle işleten sayılamayacaklarını savunmuştur.
Davalı Coca Cola İçecek A.Ş. vekili, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ve sürücünün kusurlu olmadığını savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, kazada davacıların desteği ... ’ın tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı ... Turizm A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasına dayalı destek tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine ilişkin karar verilmekle, talep edilen toplam tazminat miktarı üzerinden toplam bir kere vekalet ücreti hesaplanmıştır. Ancak davacılar ve davalılar arasındaki dava arkadaşlığı mecburi değil ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan, her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmelidir.
Bunun yanında, her davacının maddi ve manevi tazminat istemleri için de ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplanmalıdır. Bu hesaplama yapılırken, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 10/3. maddesi gereğince, reddedilen manevi tazminatlar bakımından, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümündeki miktarı aşmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir.
Buna göre, anılan hükümlere aykırı olarak ve toplamda olması gerektiğinden daha fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Davalı ... Turizm A.Ş. vekilinin temyizine gelince, anılan davalı aracın işleteni olmadığını, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş, ancak mahkemece bu savunma üzerinde durulmaksızın, tüm davalılar bakımından kusursuzluk nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sıfat (Husumet) kavramı, gerek doktrinde gerekse uygulamada dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkiyi ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır. Davanın taraflarına göre de, aktif husumet (davacı sıfatı) ve pasif husumet (davalı sıfatı) şeklinde ayrıma tabi tutulmaktadır. Sıfat (husumet) yokluğu savunması temyiz dahil yargılamanın her aşamasında davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de, resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Ayrıca, bunun sonucu olarak, anılan davalı bakımından husumetten davanın reddi halinde AAÜT’nin 3/2. maddesi gereğince diğer davalılardan ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekecektir.
Bu durumda, mahkemece, davalı ... Turizm A.Ş.’nin husumete ilişkin savunması değerlendirilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, hükmün bu nedenlerle de davalı ... Turizm A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2854, K. 2010/6307, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama