KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/2858 E., 2010/5565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.6.2010 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğini kaybettiğini ileri sürerek, asıl dava ile toplam 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan ve birleştirilen dava ile toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...Ş aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davanın kısmen kabulü ile asıl davada davacı ... için 35,33 TL, davacı ... için 1.252,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline ve bireştirilen davada toplam 29.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacıların desteğinin ...'de market işlettiği anlaşılmaktadır. O halde desteğin gelirinin ilgili odadan sorulmak ve desteğin düzenli ödemeleri v.... sunulacak diğer deliller ile birlikte takdir edilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, davalı ...Ş aracın kayıt maliki olup, gezici bayilik anlaşması uyarınca aracını diğer davalıya teslim etmiştir. Uyuşmazlık BP Gaz A.Ş'nin araç işleteni olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
KTK nun 3. maddesinde, araç sahibinin araç işleteni olduğu ancak, araç üzerinde başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde eylemli olarak egemenliği kullandığı kanıtlanırsa bu kimsenin araç işleteni sayılacağı düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, gezici bayilik sözleşmesi incelendiğinde, gezici bayinin BP Gaz markalı LPG tüplerin satış ve dağıtımını üstlendiği, satış ve kar denetiminin BP Gaz A.Ş tarafından yapıldığı, gerektiğinde BP Gaz A.Ş tarafından gezici bayinin bölge sınırlarının daraltılabileceği görülmektedir. O halde, BP Gaz A.Ş'nin araç üzerinde eylemli egemenliği devam etmektedir.
Her ne kadar sözleşmede, aracın işletilmesi sırasında doğacak hukuki sorumluluğun gezici bayiye ait olacağı kararlaştırılmış ise de, bu madde sözleşmenin taraflarını bağlayıcı nitelikte olup, zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Mahkemece, davalı ...Ş'nin araç işleteni olarak kabulü ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde, davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2858, K. 2010/5565, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama