KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3145 E., 2010/10246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı aracın, davalıya ait araç ile çarpışmaları sonucu hasarlandığını ve müvekkilince sigortalısına tazminat ödendiğini ileri sürerek, 2.402,00 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 2.353,00 TL'nin 17.10.2007’den yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekilince, davalı şirketin adının Sina Pazarlama Ltd. Şti. olduğu halde, kararda yanlış olarak Sima Pazarlama Ltd. Şti. olarak yazıldığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
HUMK’nın 80. maddesi göre, "İki tarafın veya hakimin, zahir ve açık olan yazı ve hesap hataları daima tashih olunabilir. Bu tashih neticesinde bir münazaa, mahiyetini değiştirir veya halledilmiş bulunursa masarifi muhakemeyi tayinde bu cihet nazarı dikkate alınır.” şeklinde düzenleme mevcut olup, bu hükme göre temyize konu edilen maddi hatanın, ticaret sicilinden sorulmak suretiyle mahkemece giderilmesi her zaman mümkündür.
Bu itibarla, anılan yanlışlığın giderilmesi için davacı tarafın hükmü temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından, HUMK’nın 427/2. maddesi gereğince davacının temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/3145, K. 2010/10246, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama