KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3433 E., 2010/8865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalı adına kayıtlı bulunan aracın çarptığını, araçta meydana gelen 32.000 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, sovtaj bedeli ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ödemesi 5.750 TL'nin mahsubu ile kalan 6.650 TL.tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı beyanında kusur oranı kabul ettiğini ancak tazminat miktarını kabul etmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile; 6.650 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TTK.1301. maddesinden kaynaklanan rücune tazminat istemine ilişkindir.
Bu tür davalarda davacı kasko sigortası sigortalısına ödediği miktarı değil, ancak sigortalının gerçek zararını zarar sorumlusundan isteyebilir.
Davalı, araçta meydana gelen zarar miktarına itiraz ettiğine göre HUMK.nun 275 ve devamı maddelerine göre, çözümü özel bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin
dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Hasar bedelinin belirlenmesi özel bilgiyi gerektiren konulardandır.
Bu durumda, mahkemece özel ve teknik bilgiyi
gerektiren hasar konusunda uzman bilirkişiden tarafların itirazları da gözetilerek, ayrıntılı, denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, konusunda uzmanlığı bilinmeyen bilirkişi tarafından verilen yetersiz rapora dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/3433, K. 2010/8865, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama