KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2010/3539 E., 2010/9692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine dair verilen hükmün davalı alacaklı vekilinin temyizi üzerine temyiz talebi süre yönünden reddedilmiş, bu ek kararda davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, İzmir 1.İcra Müdürlüğü’nün 2006/9194 Esas sayılı dosyasından 25.05.2007 tarihinde trafik kaydına haciz konulan, ...., plakalı aracın noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce 21.04.2006 tarihinde satın alındığını belirterek müvekkiline ait araç üzerindeki haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, trafik kaydı borçlu adına gözüktüğünden davanın açılmasına neden olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kananunun 20/d maddesi gereğince araç mülkiyetinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece 04.09.2008 tarihli ek kararla temiz talebi süre yönünden reddedilmiş davalı alacaklı vekili tarafından ek karar temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
HUMK'nun 388/son maddesi gereği, hüküm fıkrasında; istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık ve şüphe uyandırmayacak biçimde gösterilmesi lazımdır. Aynı Kanunun 381/2.fıkrasında ise, kararın tefhimi, en az 388.maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilmesi ve okunması suretiyle olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; davalı alacaklı vekilinin katıldığı 08.07.2008 tarihli duruşmada tefhim; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde olup miktar kısımları boş bırakılmıştır. Gerekçeli kararda ise 3.230,00 TL vekalet ücreti ile 436.50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu son ve gerekçeli kararın tebliği ile aykırılığı öğrenen davalı alacaklının temyize başvurma süresinin tebliğ tarihinden başlayacağı kuşkusuzdur. Gerekçeli karar davalı alacaklı vekili tarafından 04.08.2008 tarihinde tebliğ edilen icra emri ile öğrenildiğinden 07.08.2008 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldığından Mahkemenin 04.09.2009 tarih 2007/1059 Esas-2008/792 Karar sayılı ek kararı kaldırılarak temyiz sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/3539, K. 2010/9692, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama