KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/3663 E., 2010/9056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araç ile davalı taraf aracının çarpışması sonucu müvekkilinin aracının hasarlandığını davalı aracının trafik sigortacısının onarım giderini karşıladığını, ancak araçta kaza ve onarım nedeniyle 2.000 TL değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca müvekkilinin yolcu taşımacılığı ve servis işi yaptığını 45 günlük tamir süresince 4.000 TL kazanç kaybı oluştuğunu, müvekkilinin bu olay nedeniyle ekonomik yönden sıkıntılı günler yasadığını belirterek 2.000 TL değer kaybı, 4.000 TL kazanç kaybı ve 1.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 7.000 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili araçta değer kaybı meydana gelmediğini, aracın tamir süresinde afaki bir iddia olduğunu davacının gelir gider hesaplarını gösterir belgelerin ibrazının gerektiğini manevi tazminatın yasal dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.641 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı Dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde 1.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, bu talep mahkemece reddedildiği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
AAÜT.nin 10/4 maddesinde "manevi tazminat davasının maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda, manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, reddedilen manevi tazminat için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemesi doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HMUK.nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/3663, K. 2010/9056, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama