KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4153 E., 2010/9084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada ... ... 2. Asliye Hukuk ve ... 1. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, evlilik birliği devam ettiği sırada muvazaalı olarak davalılar arasında yapılmış bulunan borç sözleşmesinin geçersizliğine ve bu sözleşmeye dayalı olarak yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın eşler arasındaki mal varlığının tasfiyesine ve katkı payına ilişkin olduğu belirtilip, uyuşmazlığın Aile Mahkemesinin görevi içerisine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Aile Mahkemesi ise, davanın eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi ve katkı payı alacağına ilişkin davalardan olmadığını belirtip, istemin sözleşmenin ve icra takibinin iptaline yönelik olduğundan söz ederek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Davacı ile davalı ...'nin 1984 yılında evlendikleri ve 20.05.2002 tarihinde boşandıkları, taraflar arasında evlilik birliği devam ederken 04.01.2003 tarihinde davalı ... kendisinin borçlu olduğuna ilişkin 3. kişi diğer davalı ... ile adi yazılı borç sözleşmesi düzenlemişlerdir. Bu sözleşme nedeniyle de 3. kişinin davalı ... aleyhine icra takibi başlattığı ve davacı ile davalı ...'nin paylı mülkiyetlerine konu olan taşınmaz üzerine haciz işlemi uygulandığı anlaşılmaktadır. Davacı boşandığı eski eşi ...'nin kendisinden mal kaçırmak kastı ile 3. kişi diğer davalıyla danışıklı olarak borç sözleşmesi düzenlediklerin ileri sürmüş ve bu sözleşmenin iptalini istemiştir.
Olayda Türk Medeni Kanununun edinilmiş mallara katılma rejimini düzenleyen maddelerinin ve özellikle malların yönetim, yararlanma ve tasarrufunu düzenleyen 223. maddesi ile eklenecek değerleri düzenleyen 229. maddesi hükümlerinin de tartışılması gerekeceğinden uyuşmazlığın Aile Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4153, K. 2010/9084, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama