KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/443 E., 2010/8545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.3.2010 Salı günü davacı ... AŞ vekili Avukat ... ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... vekili Avukat ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla ... Cumhuriyet Mahallesi, 1739 Ada, 2 parselde, 3 nolu bağımsız bölümü 22.1.2008 tarihinde yeğeni ...'na, onun da 24.6.2008 tarihinde dahili davalı ...'e, ... ... ilçesi, ... köyü, 125 Ada, 9 ve 75 parsel nolu taşınmazlarını 18.12.2007 tarihinde davalı ...'ya, ... Orta mahallesi, 1230 Ada, 30 parselde, 5 nolu bağımsız bölümü 7.12.2007 tarihinde kiracısı davalı ... ...'na, .... mahallesi, 40 Ada, 7 parselde kayıtlı taşınmazı 7.12.2007 tarihinde akrabası ...'na sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili dava konusu taşınmazların borç ödenmesi amacıyla ve gerçek değerleriyle satıldığını davanın ancak kefalet sınırıyla kabulü gerekeceğini belirterek reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili tasarrufun borçtan önce ve gerçek bedelle yapıldığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... vekili, dava Konusu taşınmazın kira ile müvekkili tarafından kullanıldığını, satılığa çıkınca 150.000 TL bedelle alındığını, borcun tasarruftan sonra doğduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ile dahili davalı ... vekili, davalı ...'in borçluyu tanıdığını ancak akrabalık bulunmadığını, borçlunun cezaevinde olması nedeniyle borçlarını ödemek amacıyla dava konusu taşınmazı satılığa çıkardığını rayiç bedelle aldığını, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, dahili davalı ...'in ise iyiniyetli 4 kişi olarak taşınmazı gazetedeki satış ilanı üzerine emlakçı aracılığıyla 50.000 TL bedelle aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davalı borçlunun adına kayıtlı taşınmazları diğer davalılara devri işlemlerinde aralarındaki yakınlık gözetilerek davalının davacıya borcunun bulunduğunun bilindiği ve bilinmesi gereken yakınlık olduğu, taşınmazların gerçek değerleri ile satış işlemlerinde belirtilen değerler arasında esaslı fark bulunduğu, 26.3.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi tarihi itibarıyla borç doğuran işlem altına girdiği, tasarrufların borçtan sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
2.İcra Müdürlüğünün 2008/1550 esas sayılı takip dosyasındaki alacağın tahsili yönünden ... Cumhuriyet Mahallesi, 1739 Ada, 2 parsel, ... mahallesi, 40 Ada, 7 parsel, Orta mahallesi, 1230 Ada, 30 parsel, ... ilçesi, ... köyü, 125 Ada, 9 ve 75 parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin tasarrufların iptaline, davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dava konusu tasarrufların iptaline karar verilirken 1739 Ada 2 parselde bulunan 3 nolu bağımsız bölüm ile 1230 Ada 30 parselde bulunan 5 nolu bağımsız bölüm ile ilgili hüküm kurulması yerine 1739 Ada 2 parsel ve 1230 Ada 30 parsel yazılması maddi hatadan kaynaklanmış olup mahallinde düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tasarrufun iptali davalarında harç ve vekalet ücreti dava konusu tasarrufun, tasarruf tarihindeki değeri ile takip konusu alacak miktarı karşılaştırılarak daha düşük değer üzerinden hesaplanmalıdır. Somut olayda takip konusu alacak miktarı tasarruf değerinden daha az olduğundan alacak miktarı esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken tasarrufun dava tarihindeki değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti hesaplanması ve ayrıca her davalı yönünden ayrı ayrı harç ve vekalet ücreti yerine müşterek müteselsil tahsile karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün harç ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/443, K. 2010/8545, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama