KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4837 E., 2010/6179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2008/8002 sayılı takip dosyasında, 13.06.2008 tarihinde, müvekkiline ait işyerinde haczedilen malların davalı borçludan satın alındığını, mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile %40 tazminat talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı alacaklı vekili, mahcuzların borçluya ait olduğunu, işyerinin borçludan devir alındığının borçlu şirket vekilince haciz sırasında beyan edildiğini savunarak istihkak iddiasının reddini istemiş, borçlu ile 3. kişi arasındaki satış işleminin müvazaalı olduğunu ileri sürerek satışın iptali ile tazminat talep etmiştir.
Davalı borçlu ..., işyerini içindeki bütün makineler ile birlikte 3. kişiye devrettiğini savunmuştur.
Mahkemece, haczin takibe konu bono üzerindeki borçlunun adresinde yapıldığı, işyerinin borçludan devir alındığının haciz sırasında belirtildiği, çalışanların ise işyerinin borçluya ait olduğunu beyan ettikleri, işyeri devri sözkonusu olsa bile 3. kişinin borçlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı 3. kişinin istihkak davasının reddine, davalı-karşı davacı alacaklının tasarrufun iptaline yönelik davasının kabulü ile satışın iptaline karar verilmiş, hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. Kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)İstek, İİK'nun 96. Vd. Maddelerine dayalı olarak 3. kişinin açtığı istihkak davası ile davalı alacaklı tarafından İK'nun 97/17 maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Mahkemece, karşılık tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de borçlunun yaptığı tasarrufun, alacaklının alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmesi gerekirken satışın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne varki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4837, K. 2010/6179, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama