KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4908 E., 2010/8239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı (karşı davacı) alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, ... 1.İcra Müdürlüğünün 2008/12761 sayılı takip dosyasında haczedilen aracın, müvekkili tarafından hacizden önceki bir tarihte borçludan alacaklarına mahsuben satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiş dava şartı yokluğundan açılan karşı davanın da reddini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili cevap ve karşı davasında noter satışının icra takibinden sonra yapıldığını, tarafların kötüniyetle alacaklıdan mal kaçırma kastı ile hareket ettiklerini savunarak istihkak davasının reddi ile 3.kişi ile borçlu arasındaki 17.10.2008 tarihli satış (tasarruf) işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Tasarrufun iptali davasında davalı olarak gösterilen borçlu ... Ltd.Şti'ne duruşma davetiyesi tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, dava konusu araç üzerinde 29.1.2007 tarihli araç rehin sözleşmesi ile davacı 3.kişi lehine rehin hakkı kurulduğu, buna dayanılarak 17.10.2008 tarihinde noter satış sözleşmesi ile aracın 3.kişi tarafından borçludan satın alındığı, haczin ise daha sonra 22.10.2008 tarihinde konulduğu gerekçesiyle, satışın alacaklıyı zarara uğratma kastı ile yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle istihkak davasının kabulüne, tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş;hüküm, davalı-karşı davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişi tarafından açılan istihkak davası üzerine alacaklı tarafından İİK.nun 97/17. Maddesine dayanılarak ve karşılık dava biçimde iptal davası açmıştır. Karşı dava olarak açılan iptal davaları aynı kanunun 277 ve devamı maddeleri hükümlerine tabidir. Tasurrufun iptali davasında husumet bakımından aynı Kanunun 282, maddesi hükmünce davanın "borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan .." kişiler aleyhine açılması zorunludur.
Somut olayda, alacaklının açtığı karşılık davada, borçlu ile hukuk muamelede bulunan davacı 3.kişi ile bununla zorunlu dava arkadaşı olan borçlu hasım gösterilmiş ise de mahkemece kanuni hasım (borçlu) dava dışı bırakılarak taraf teşkili sağlanmadan davanın görülüp hükme bağlanması doğru görülmemiştir. Bu halde mahkemece yapılacak ..., karşılık dava bakımından borçluya dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanıp yargılama yapılarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4908, K. 2010/8239, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama