KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5108 E., 2010/10062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Konya 12.İcra Müdürlüğünün 2008/11332 Esas sayılı takip dosyasında müvekkilinin işyerinde haczedilen malların müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili borçlunun diğer takip dosyalarında yapılan hacizler sırasında haciz mahallinde hazır bulunduğu ve malları yediemin sıfatıyla teslim aldığını, mahcuzların borçluya ait oluğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu hakkında yürütülen diğer takiplerde haciz sırasında borçlunun hazır bulunduğu, malları yediemin olarak teslim aldığı, davacının bu takiplerle ilgili açtığı istihkak davalarının reddedilerek kararın kesinleştiği, haciz mahallinde fiilen borçlunun faaliyette bulunduğu borçlu ile davacının ortaklarından birisi arasında organik bağ bulunduğu, mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından ispat edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasıdır. Toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak icra mahkemesince teminat karşılığı takibin durdurulmasına karar verildiğine göre İİK.nun 97/13. maddesi uyarınca bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsili geçiktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına % 40 gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5108, K. 2010/10062, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama