KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5185 E., 2011/1419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların malik ve sürücüsü bulundukları aracın tam kusurlu olarak karıştığı kaza sonucu, müvekkiline ait dükkanda 2.060.00 TL, aracında ise 15.504.00 TL’lık zarar meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 15.000.00 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 29.01.2009 tarih, 2008/4122 Esas ve 2009/267 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, kaza, teknik arızadan kaynaklandığından, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... ve Tic. Ltd. Şti. aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile, 12.060.00 TL’nın, 17.10.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük olmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... aleyhindeki dava, kusuru bulunmadığından esastan reddedildiğine göre, mahkemece, kendisini vekille temsil ettiren bu davalı lehine A.A.Ü.T.’nin 12. maddesi uyarınca nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5185, K. 2011/1419, 21 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama