KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5409 E., 2010/11382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2009/4697 Esas sayılı dosyasından, davacının borçluya sadece kullanım hakkını verdiği 5 adet yazar kasanın 28.09.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, borçlu ve davacı arasında yapılan mülkiyeti muhafaza sözleşmesinin geçersiz olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu,dava konusu malların davacıya ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, borçlu ve davacı arasında yapılan sözleşmeye göre mülkiyetin henüz borçluya geçmediği, 05.10.2009 tanihli muhafaza sırasında, dava konusu mallar bulunmadığından hacizden vazgeçilmiş ise de ilk hacizdeki mallar hazır olup yada 3.kişiye teslimi sağlanarak vazgeçilmemiş olduğundan, ilk hacizden sonra malların durumu belirsiz olduğundan, bu mallar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hakkaniyete daha uygun olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2010/5409
2010/11382
Davacı konusu taşınır mallar 28.09.2009 tarihinde haczedilmiş muhafaza için 05.10.2009 tarihinde gidildiğinde görülmemiş ve alacaklı vekili bulunamayan mallar yönünden hacizden vazgeçtiğini beyan etmiş ve bu beyanını içerie tutanağı imzalamıştır. Kayıtsız ve şartsız olarak yapılan bu beyanla dava konusu mallar üzerindeki haciz bu tarih itibari ile kalkmıştır. Dava ise bu tarihten sonra 06.11.2009 tarihinde açılmıştır. Dava açıldığı tarihte geçerli bir haciz bulunmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara göre, resen dikkate alması gereken ve takdir yetkisi bulunmayan dava koşullarının somut olayda gerçekleşmemiş bulunması dikkate alınmadan davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5409, K. 2010/11382, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama