KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5420 E., 2010/6657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkillerinden ... ve ...'in çocukları, diğer davacıların kardeşi olan ... 'in, davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucuda hayatını kaybettiğini ileri sürerek, davacılar için toplam 14.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile, toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne davacı anne ve baba için toplam 7,078,73 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile, davacılar için yoplam 17.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller
dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. B.K'nun 45. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Somut uyuşmazlıkta davacılar, farazi destekleri olan çocuklarını kaybetmişlerdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin 18 yaşında çalışarak anne ve babasına destek olacağı ve asğari ücret düzeyine gelir elde edeceği kabul edilmiştir. Ancak, gerçeğe en yakın zararın belirlenmesi için somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.Davacı anne ve baba üniversite mezunu olup, ddesteğin büyük kardeşi de üniversite öğrencisidir.
O halde, öğrenim başarısı, ailenin sosyal ve ekonomik olanakları birlikte değerlendirilerek, desteğin yüksek öğrenimde okuyup okuyamayacağı mahkemece takdir edilmelidir. Bu durumda davacıların desteğinin yüksek öğrenim göreceğinin kabulü halinde, çalışmaya başlayacağı tarih, elde edeceği gelir ve bu sürede ailesinin desteğe ayıracağı yetiştirme gideri de değişecektir.
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında temel alınacak ana ilkeler mahkemece değerlendirilerek, itirazları da karşılayacak ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ... şirketinin temerrüdünün anılan düzenemeye göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması da doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5420, K. 2010/6657, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama