KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5507 E., 2011/1507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Silivri İcra Müdürlüğünün 2007/4363 Esas sayılı dosyasından, haczedilen Hepa filtre ve havalandırma sisteminin finansal kiralama sözleşmesi ile borçluya kiraya verildiğini ve mülkiyetin davacı şirkete ait olduğunu belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, ilk oturumda davayı kabul ettiklerin ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının iddiasını belgelerle ispat ettiğinden bahisle davanın kabulüne, yargılama giderinin davalı aleyhine hükmetmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından yargılama giderinden sorumlu olmamaları gerektiğinden bahisle temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi, icra müdürlüğüne istihkak iddiasında bulunmadan doğrudan bu davayı açmış ve vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak davalı alacaklı vekili ilk oturumda davayı kabul etmiştir.
Davanın kabulü halinde kural olarak yargılama gideri davalıya yükletilmiştir. Ancak bu kuralın istisnası HMUK’nun
94/2.fıkrasında düzenlenmiş olup buna göre davalı hal ve vaziyeti ile davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olması ve belirtilen bu iki koşulun bir arada bulunması gerekir.
Somut olayda, davalı alacaklı davayı ilk oturumda kabul etmiş ve davacı 3.kişi davadan önce istihkak iddiasında bulunarak alacaklının bu iddiayı kabul veya haczi kaldırma imkanı vermeden bu davayı açtığından alacaklının dava açılmasına sebebiyet verdiği söylenemez.
Bu durumda, mahkemece davanın kabul nedeniyle kabulüne ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen alacaklının HUMK'nun 94.maddesi gereğince yargılama giderinden sorumlu olmaması gerekirken, aksi düşüncelerle aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5507, K. 2011/1507, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama