KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5897 E., 2010/10120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- SulhHukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden HUMk.nun 409. Maddesi gereğince müracaata bırakılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.609,88 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.435,43 TL.nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, 16.12.2009 tarihli oturumda davalı ... kazadan önce aracı devrettiğinden bu davalı hakkındaki davayı takip etmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece davalı ... ile davacı ... şirketi arasında bir sözleşme mevcut olmadığından davalı ...'ya karşı davacının rücuan tazminat hakkı bulunmadığından davanın reddine davalı ... açısından açılan davanın HUMK.nun 409. maddesi gereğince müracaata bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
BK.nun 50.maddesi uyarınca " Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Yine 2918 sayılı KTK.nun 88. maddesi hükmü gereğince " bir moturlu aracın katıldığı kazada, bir 3.kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil sorumlu tutulurlar."
Somut olayda davacı kaska sigortası şirketi kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelini, sigortalısına ödedikten sonra TTK.nun 1301.maddesine göre sigortalısının halefi sıfatıyla zarar veren davalı taraf aracının sürücüsü aleyhine bu davayı açmıştır.
Bu durumda, mahkemece halefiyet hakkına dayanılarak karşı aracın sürücüsü hakkında açılan davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/5897, K. 2010/10120, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama