KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/6590 E., 2010/10680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 7.12.2010 Salı günü davacı ... Ltd. Şti tarafından gelen olmadı. Davalı ...Ş vekili Av. ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek 23.050 TL. tazminatın 12.12.2007 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait araç sürücüsünün alkollü olduğunu, kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiğini, hasarın kasko sigorta teminatı kapsamında olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmediği gerekçesi ile davanın kabulüne; 23.050 TL. tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2010/6590
2010/10680
TTK.nun 1269.ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.unci maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafatının alınması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dain ve mürtehin sıfatı olan bankanın açık muvafakatı olup olmadığı araştırılmalı, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek dava sonuçlandırılmalı, aksi halde; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Kararın bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/6590, K. 2010/10680, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama