KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/6665 E., 2010/9924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen temyizen tetkiki davacı, davalı Müflis .... San ve Tic. AŞ, ...., ... ve davalı ... vekillerince istenilmiş, davalı ... vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.2.2010 Salı günü davacı ...Varlık Yönetim AŞ vekili Avukat ...,, davalı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldi. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin davalı ... dışındaki davalılar tarafından süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı, davalılar ... ve ... vekilleri dinlenip, eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle, incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlular Müflis...Tekstil San. ve Tic.A.Ş, ... ve ...aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek borçluların, dava konusu taşınmazları diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı ..., davalı ... ve davalı... vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Diğer davalı Müflis...Tekstil San. ve Tic.A.Ş iflas memurları dosyaya bildirimde bulunmuşlar ancak cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine ve diğer taşınmazlar yönünden bedele dönüşen davada davalı ...’ın bedelle sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, temlik alan davacı vekili, davalı Müflis...Tekstil San. ve Tic.A.Ş iflas idaresi memurları, davalı ... vekili, davalı... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu Eminönü ilçesi 391 ada 25 parsel sayılı iş hanına ilişkin verilen kararda, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalılar arasındaki ticari ilişkiler ve olayların gelişimi ile dava konusu diğer taşınmazlardaki satış tarihlerinin de birlikte değerlendirilmesi sonucu 3. kişi bankanın borçluların mal kaçırma amacını bildiği veya bilmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaz yönünden hükmün onanması gerekmiştir.
2-Bakırköy ilçesi 552 ada 2 parsel sayılı bağımsız bölüm için verilen karar için yapılan incelemede:
a) Davalı ...., vekiline gerekçeli karar, 26.06.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 08.09.2010 tarihinde mahkemeye verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
b) Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte yazılı gerekçelerle reddine,
c) Davacı vekilinin bu taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Davalı ...’ın davalı ...’ın yönetim kurulu başkanı olan kişi ile akraba olduğu ve arlarında enişte-kayınbirader ilişkisi bulunduğu ve aynı şirketlerde ortak oldukları dosyaya sunulan nüfus kayıtları ile diğer belgelerde sabit olduğundan davalı ...’ın, Denizbank yönetim kurulu başkanı olan eniştesinin borçlu ile yoğun ticari ilişkisinden dolayı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun davalı ... açısından da iptali gerektiği (İİK.
280/II) ancak davalı ...’dan taşınmazı 1 yıl 3 ay sonra satın alan son malik...için davacının 10/03/2008 tarihli dilekçesi ile İİK’nın 283/II fıkrası gereğince bedele dönüşeceği de nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
d) Davalı ... vekilinin temyiz itirazları ise davacı vekilinin temyiz istemi kabul edilerek hüküm bu taşınmaz ve davalı ... açısından da bozulmuş olduğundan şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. 3- Lüleburgaz ilçesi ....,köyü 4722 parsel sayılı taşınmaz için verilen kararda davalı ...Ş bedel ile sorumlu tutulmuş ve bu hususta yasaya aykırı bir yön bulunmamakla birlikte mahkemece bu bedelin kime ait olduğu açıklanmadan giderek bu bedelin iflas idaresi lehine verilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde infazda da tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle davacı ve iflas idaresinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları yerindedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/6665, K. 2010/9924, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama