KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2010/7197 E., 2010/9788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 2.000 TL hasar bedeli ve değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda 5.179,13 TL.ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine. 2.000 TL nin davalı ... ve Ankara Sigorta AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, ıslah ile artırılan 3.179,13 TL nin davalı ...'den ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, ıslah edilen miktar yönünden davalı ... AŞ hakkındaki davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Mahkemece ıslah edilen miktar içinde davalı ...’in yönünden kaza tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, ıslah edilen bölüm bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekili, kaza tespit tutanağında malik olarak gözüktüğü için davalı ... hakkında da dava açmış, yargılama sırasındada davalı ...’nın aracı kaza tarihinden önce noterde usulünce sattığını tespit edince bu davalı hakkındaki davasından vazgeçtiğine, davacı tarafın davalı araç işleteninin değiştiğini bilme imkanının bulunmamasına göre hakkındaki dava husumet yokluğundan red edilen davalı ... yararına vekalet ücretine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
4-Zararın oluştuğu dava konusu olay sürücü ...’ın kullandığı ...., plakalı araç ile davalı sürücü....,’in kullandığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasıdır. Kazada ... 8 gün iş ve güçten kalır şekilde, Tahir ise hayati tehlike geçirmeksizin yaralanmış, CMUK‘unun 344. maddesi gereği İncirliova C.savcılığınca takipsizlik kararı verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren Iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda ceza Kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Eylemin suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkumiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir. (HGK'nun 10.10.2001 gün 2001/19-652, 2001/705 K)
Somut olayda, kaza tespit tutanağından yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 29.6.2004 tarihinde meydana geldiği, ıslahın ise 22.1.2009 tarihinde yapıldığı ve ıslah tarihi itibariyle uzamış ceza zamanaşımı süresi olan 5 yıllık sürenin dolmadığı anlaşıldığından, davalı ... yönünden ıslah edilen kısmın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/7197, K. 2010/9788, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama