İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/7645 K.2011/229

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2010/7645Karar2011/229Tarih20 Ocak 2011Okuma5 dk · 964 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/7645 E., 2011/229 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ocak 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

964 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan ...’nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait 465 ada 25 sayılı parsel üzerindeki 42 nolu bağımsız bölümü ...’ya, 46 nolu bağımsız bölümü ..., ... ve ...’e, 61 nolu bağımsız bölümü ...’ya, 64 nolu bağımsız bölümü ise ...’e ...’ın da ...’ya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.

Davalılardan ..., ... ve ..., ... ve ... ile ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.

Mahkemece borcun tasarruf tarihinden sonra doğması ve davalıların kötü niyetli olduklarının kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir

Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan

tasarruflarının iptaline hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu ise, borçlu hakkına alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunması ve borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.

Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.

Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olaya gelince;

1)Dosya arasındaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ancak borcun doğum tarihinin 1995 ve sonrasında imzalanan kredi sözleşmeleri olduğunun ve borcun tasarruftan önce doğduğunun kabulü gerekeceğine, dava ve temyize konu edilen 465 ada 25 sayılı parsel üzerindeki 64 nolu bağımsız bölümün borçlu davalı tarafından davalılardan ...’e satış tarihi ile haciz tarihi arasında İİK.nun 278/2 maddesinde belirtilen 2 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle bu taşınmaz yönünden anılan maddenin uygulama yerinin bulunmamasına,

üçüncü kişi konumundaki davalı ...’ın borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin 465 ada 25 sayılı parsel üzerindeki 64 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2)Davacı vekilinin dava konusu 465 ada 25 sayılı parsel üzerindeki 42 ve 61 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Öncelikle davacının alacağının dayanağı olan hukuki ilişkinin davacı banka ile borçlu ...

arasında tasarruf tarihinden önce imzalanan ve en eskisi 1995 yılı ve sonrasına ait kredi sözleşmeleridir. Bu nedenle borcun doğumunun tasarruftan önce olduğunun kabulü gerekir. Dava konusu edilen 42 nolu bağımsız bölüm 17.12.2004 tarihinde 23.000.00 TL bedelle borçlu davalı ... tarafından ...’ya, 61 nolu bağımsız bölüm ise 16.000.00 TL. bedelle ...’ya satılmıştır. Bilirkişiler bu taşınmazlardan 42 nolu bağımsız bölümün tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 130.000.00 TL.

61 nolu bağımsız bölümün ise 70.000.00 TL. olduğunu bildirmişlerdir. Üçüncü kişi konumunda olan davalılar ... ve ... taşınmazların gerçek bedellerini haricen ödediklerini iddia etmedikleri gibi bu hususta yasal ve geçerli delilde ibraz etmemişlerdir.

Yine davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde borçlu davalı ... ile geçmişe dayanan ticari ilişkileri olduğunu hatta taşınmazların daha önce borçlu davalıya aradaki ticari ilişki nedeniyle anneleri tarafından teminat amaçlı olarak verildiğini de bildirmişlerdir.

Bu durumda taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunması, ayrıca üçüncü kişi olan davalılar ... ve ...’nın borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olmaları yanında davalılardan ...’nın dairenin 2010/5070 esas sayılı inceleme sırası bekleyen dava dosyasında da borçludan satın aldığı başka taşınmazlar hakkında da tasarrufun iptali davası olması nedeniyle davalı konumunda olduğundan dava konusu 465 ada 25 sayılı parsel üzerindeki 42 ve 61 nolu bağımsız bölümlere ilişkin davanın İİK.nun 278/III-2 ve 280/1-2 maddeleri

uyarınca kabulü ile yapılan tasarrufların iptali gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.

3)Davacı vekilinin 465 ada 25 sayılı parsel üzerindeki 46 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Bu taşınmaz yönünden de kredi sözleşmelerinin düzenleme tarihi yukarda 2 nolu bentte açıklandığı gibi tasarruf tarihinden öncedir. Davaya konu edilen 465 ada 25 sayılı parsel üzerindeki 46 nolu bağımsız bölümün borçlu davalı tarafından davalılardan ..., ... ve ...’e satış tarihi ile haciz tarihi arasında İİK.nun 278/2 maddesinde

belirtilen 2 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle bu taşınmaz yönünden anılan maddenin uygulama yeri bulunmamaktadır. Ancak üçüncü kişi konumundaki davalılar ..., Orhan ve ...’in satın aldıkları taşınmazı kendi taşınmazları ile birleştirerek tek bir mağaza haline getirdikleri dosya arasındaki cevap dilekçeleri ve bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece borçlu davalı ile taşınmazı satın alan davalılar arasında komşuluk ilişkisinin irdelenmesi ve üçüncü kişi konumundaki davalıların borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olup olmadığı yönünde araştırma ve inceleme yapılması, bu hususta tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 465 ada 25 sayılı parsel üzerindeki 64 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaza yönelik usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekilinin 465 ada 25 sayılı parsel üzerindeki 42, 46 ve 61 nolu bağımsız bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 140. maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına 20.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/7645, K. 2011/229, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/7645
Karar No
2011/229
Tarih
20 Ocak 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/7646 K.2011/147
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/7646 K.2011/480
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/7646 K.2011/768
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/7647 K.2011/151
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/7649 K.2010/7393
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/7650 K.2011/387

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.