KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/8913 E., 2011/2626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan tazminat alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetki nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.150 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda %100 oranında kusurlu olduğunu davalı aleyhine 2.150 TL asıl alacak ve ferileri yönünden Kadıköy 1. İcra Müdürlüğünün 2008/11807 Esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin (2.150 TL asıl alacağın 8.12.2006 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte) devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili kazanın karayolu sayılmayan taşocağında meydana geldiğini bu nedenle zarardan sorumuluklarının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile sigortalının kusuru oranında azami 5.750 TL poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece icra dairesine yapılmış herhangi bir yetki itirazı bulunmayıp, icra dairesinin mahkemesi yetkili olduğundan dava dilekçesinin yetki nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigortalısına ödenen bedelin, zarar veren aracın trafik sigortacısı olan davalıdan rücuan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK.nun 1301. maddesine dayalı olarak açılan rücuan tazminat davalarında yetkili mahkeme HUMK.nun 9, 21 ve 2918 sayılı KTK.nun 110 maddelerine göre belirlenir. Bu yetki kurallarından hiçbirisi, kamu düzenine ilişkin ve kesin yetki kurallarından değildir. Dolayısıyla HUMK.nun 23. maddesi uyarınca yetkisiz mahkemede aleyhine dava ikame olunan kimse ilk oturuma kadar (esasa girişmezden evvel) yetki itirazında bulunmazsa, o mahkemenin yetkisini kabul etmiş sayılır. Yetkinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve kesin yetki hallerinde, yetki itirazı ilk itirazlardan olmayıp taraflar (davalılar) her zaman yetki itirazında bulunabileceği gibi mahkemede kendiliğinden (re'sen) nazara almak zorundadır.
Somut olayda, davacı ... Kadıköy 1. İcra Müdürlüğünün 2008/11807 Esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhinde icra takibinde bulunmuştur. Davalı ... vekili icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş, sadece borca itiraz etmiştir. Borca itiraz üzerine duran icra takibine itirazın iptali istemi ile davalının merkezininde bulunduğu Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde iş bu dava açılmış davalı vekili yine mahkemenin yetkisine itirazda bulunmaksızın esas hakkındaki itirazlarını bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken re'sen icra dosyasına yapılmış bir yetki itirazı olmadığından ve icra dairesinin mahkemesi yetkili olduğundan bahisle dava dosyasının yetki nedeni ile reddine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de, mahkemenin yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi bildirmesi ve dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesine karar vermesi gerekirken bu hususlarda hüküm kurulmamasıda isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/8913, K. 2011/2626, 23 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama