KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9067 E., 2011/4192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... Zeki aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’a satışına onun da davalı ...’e devrine ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı, satışın da haciz tarihinden geriye doğru 2 yıllık süre içinde olmadığı ve davalılar Abdullah ve Kemal’in borçlunun ızrar kastını bilen kişilerden olduklarının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İİK’nın 278. maddesinde, mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarrufların batıl olduğunun, ancak bu müddetin haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki
seneyi geçemeyeceğinin belirtilmiş olmasına, somut olayda davaya konu ilk tasarrufun haciz tarihinden itibaren geriye doğru 2 yıl içinde kalmamasına ve yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmamasına,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9067, K. 2011/4192, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama