KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/10894 E., 2012/10514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16.06.2011
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın sebebiyet verdiği kaza sonucunda ...'nın vefat ettiğini, davalı aracının trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle müvekkilinin ölenin yasal mirasçılarına 30.03.2009 tarihinde 17.119 TL tazminat ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek ödenen 17.119 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkiline rücu hakkının bulunmadığını, ileri sürülen kusur oranlarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen açılan davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 17.119 TL alacağın ödeme tarihi olan 30.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
../...
-2- 2011/10894 2012/10514
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davacı ... Hesabının davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın sebebiyet verdiği kazada ölenin mirasçılarına ödediği tazminatın rücuen davalılardan tahsili isteminden ibarettir.
Dosya içerisinde bulunan ödeme belgelerine göre davacı, dava dışı üçüncü kişilere 30.03.2009 tarihinde ödeme yapmıştır. Davalıların, davacının rücuen tahsilini talep ettiği miktar bakımından bu tarihten itibaren mütemerrit duruma düştüklerinde bir tereddüt yoktur. Hal böyle iken mahkemece, ödeme tarihi olan 30.03.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, 30.09.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.
Dava, 17.119 TL tazminat alacağının rücuen tahsili istemiyle açılmış olup, mahkemece tam kabul kararı verilmiştir. Buna göre mahkemece davacı vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
Tüm bu hususlar bozma sebebi ise de; anılan yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
...
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/10894, K. 2012/10514, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama