KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/11702 E., 2012/1492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ...İcra Müdürlüğü’nün 2008/7838 ve 2008/7839 sayılı takip dosyalarında, 19.06.2008’de trafik kaydına haciz konulan ... plaka sayılı aracın 20.05.2008’de noterde yapılan sözleşme ile davacı tarafından satın alındığını, hacizden önce mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiğini, davacının sahibi bulunduğu emlak firmasından borçlunun taşınmaz aldığını ve karşılığında dava konusu araç ile çek alındığını, verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile kendilerinin de borçlu hakkında icra takibi başlattıklarını ve şikayetçi olduklarını, takibin devamı kararını ise 24.11.2008’de öğrendiklerini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin trafik kaydına göre konulduğunu, yapılan satışın alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlem olduğunu, davacının aradaki sözleşmeyi kanıtlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu ... plaka sayılı aracın kaydına haczin konulduğu tarihte borçlu adına kayıtlı olduğu” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Davacı, dava konusu aracı iki icra dosyasında da takip, borç ve haciz tarihlerinden önce noterde düzenlenen sözleşme ile satın almıştır. Aracın mülkiyeti satın alma ile haciz tarihinden önce üçüncü kişiye geçmiştir. Öte yandan alacaklıdan mal kaçırmak için borçlu ile birlikte danışıklı hareket ettiğini gösteren bir delil de elde edilememiştir. Bu nedenlerle davanın kabulü yerine delilerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/11702, K. 2012/1492, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama