KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/1173 E., 2011/13340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tazminatının tahsiline ilişkin itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı nezdinde kasko sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HUMK’nun 388’inci maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı kural HUMK’nun 389’uncu maddelerinde de tekrarlanmıştır. Keza HUMK’nun 381’inci maddesinde de "kararın tefhimi en az 388’nci maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek
okunması suretiyle olur" hükmüne yer verilmiştir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin bir gereğidir. Mahkemece kısa kararda icra inkar tazminatına hükmedilmiş olduğu halde, gerekçeli kararda inkar tazminatına ilişkin hüküm kurulmamış olması çelişkili olduğu gibi, tavzih yoluyla hükmün değiştirilemeyeceği gözardı edilerek tavzihle inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/1173, K. 2011/13340, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama