İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/1877 K.2011/3173

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2011/1877Karar2011/3173Tarih7 Nisan 2011Okuma6 dk · 1.237 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/1877 E., 2011/3173 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2011
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.237 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde ZMMS'sı bulunan davalıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucunda hasarlanan 3.kişi aracı için 2.750 TL ödeme yapıldığını, davalının olay esnasında alkollü olduğunu belirterek 3.kişiye ödenen 2.750 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, olayın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, ZMSS poliçesine dayanılarak, sigortalı aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nun 48.maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı, 97/1.maddesinde alkollü içki almış olması sebebiyle güvenli

sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0,50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.

Öte yandan ZMSS Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keşif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.

Bununla birlikte ZMSS Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48.maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2.fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keşif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra,

yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0,50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir.

Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden olu

şan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.

Yine BK.53.maddesi "hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamıyla sağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez" şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, hukuk hakimi ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de; ceza kararındaki kusur durumu, bir maddi olguyu tesbit ediyorsa bu kusur tesbiti ve buna dayalı verilen karar hukuk hakimini de bağlayacaktır. Ayrıca, aynı maddi olgulara dayalı ceza ve hukuk mahkemelerince ayrı kusur oranlarının tespiti adalete duyulan güvenide zedeler nitelikte olacaktır.

Bu ilkeler ışığında somut olaya baktığımızda; davaya konu trafik kazası 14.5.2004 tarihinde saat 00,30'da meydana gelmiş, aynı gün saat 04.45'te Polatlı Devlet Hastanesinden verilen raporda davalının 0.30 promil alkollü olduğu tesbit edilmiştir. Davalı ile duruşmada dinlenen davalı tanığı Hacı Mehmet Akkın'ın beyanları ile de davalının alkol aldığı sabittir. Windmerk formülüne göre kurdaki alkol düzeyi saatte ortalama 0.15 promil düşmektedir.

Davalının olay saatindeki alkol oranının tesbit edilmesi gerekmektedir. Kaza yeri terk bildirim tutanağında davalı sigortalının, dava dışı 3.kişi aracının arkasından çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği belirtilmiş; aynı olaya ilişkin Ankara 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/207-385 sayılı dosyasında davalı (sanık) aleyhine dikkatsizlik ve tedbirsizlik ölüme sebebiyet vermekten dava açılmıştır.

Bu dosyada dinlenen kazaya karışan karşı aracın sürücüsü ...ile olay anında yanında bulunan ... Balaban emniyet şeridinde seyrederlerden, aynı istikamette arkalarından seyreden davalı aracının kendi araçlarının arkasından çarptı

ğını beyan etmişler, davalı olayın akabinde jandarmada verdiği ifadesinde Polatlı'dan Ankara istikametine 70-80 km hızla seyrederken Babaoğlu petrolü geçtikten sonra önünde beliren karaltıya çarptığını, vurma anında bunun araç olduğunu anlayamadığını, öndeki aracın farları ile stop lambalarının yanmadığını, yansaydı göreceğini, olayın şoku ile 500-600 metre ilerledikten sonra aniden şarampole girdiğini ve bayıldığını ayılınca jandarma karakolunu arayarak bilgi verdiğini söylemiştir.

İlgili ceza dosyasında sanığın savunması, tanık beyanları da değerlendirilerek düzenlenen ve hükme esas alınan 28.2.2005 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda sanık ...'ün araç ile gece vakti, alkollü seyrettiği, yola gereken dikkati vermediği, arıza şeridinde seyreden ....'in idaresindeki araca arkadan çarptığı kazada 8/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş;

mahkemece, sanığın olay anında alkollü olduğunu açıkca beyan ettiği, bu hususun dosya içeriğinden de belli olduğu eylemin bilinçli taksir halinde işlendiği gerekçesiyle sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet suçundan 17.10.2006 tarihli karar ile neticeden 2 yıl 2 ay hapis cezası verilmiş; hüküm, derecattan geçerek 17.6.2010 tarihinde kesinleşmiştir.

Eldeki dosyada hukukçu, nöroloji uzmanı ve makina yüksek mühendisi bilirkişi kurulundan alınan 26.1.2007 tarihli raporda kazaya karışan dava dışı aracın sürücüsü ...'in yolun sağındaki banketten yola giriş yapmadan niyetini işaret ışıkları ile açık ve yeterli şekilde belirtmeyerek ve geri tarafından gelerek emniyette durdurulamayacak kadar yaklaşmış davalı taraf aracının geçişini beklemeyerek,

bu aracın durumunu tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmesi nedeniyle manevraları düzenleyen genel kurallara uymadığından asli ve 5/8 oranında davalı ...'ün aracının hızını yol, trafik, görüş durumunun gerektirdiği şartları uydurmayarak diğer aracın arka tarafına çarptığından kali ve 3/8 oranında kusurlu olduğu, her iki sürücünün de olayda kusurlu eylemleri olması nedeniyle davalının aldığı yasal oranın altındaki 0.30 promil alkolün olayı münhasıran etkilemediği şeklinde görüş bildirilmiş olup, bu rapordaki kusur oranı ve alkol durumu da nazara alınarak hüküm kurulmuştur.

BK.nun 53.maddesi hükmü uyarınca ceza mahkemesinde tesbit edilen maddi vakıa hukuk hakimin bağlayacağından, ceza mahkemesinde kazanın oluş şeklinin, emniyet şeridinde seyreden dava dışı ...'in sürücüsü olduğu araca, davalının aracı ile arkadan çarpması şeklinde gerçekleştiği hususu kesinleşmiştir. Ancak, kusur oranı yönünden raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir.

Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; ceza dosyası getirtildikten sonra, İTÜ gibi kurumlardan seçilecek 1 nöroloji ve 2 trafik uzmanı bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kurulundan davalının olay anındaki alkol oranının Windmark formülü uyarınca tesbit edilerek alınan alkolün trafik kazasına etkisi, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği, başka unsurlarında etkili olup olmadığı hususlarında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve raporlar arasındaki çelişkileri giderici rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... Oyak Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ... Oyak Sigorta AŞ'ye geri verilmesine 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/1877, K. 2011/3173, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1877
Karar No
2011/3173
Tarih
7 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/1877 K.2011/5723
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/1878 K.2011/5179
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/1879 K.2011/3262
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/1879 K.2011/4953
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/1879 K.2011/7379
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/1879 K.2011/2711

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.