KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/3778 E., 2011/8960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Yunus'un üzerine kayıtlı taşınmazını davalı ... ...'e boşanma hükmü ile tescili işlemine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, devir işleminin mahkeme kararına istinaden yapıldığını, ortada her hangi bir satış olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı ...'un taşınmazı boşanma tazminatı adı altında karşılıksız olarak davalı ...'a devrettiği, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı için alacaklı banka yönünden batıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı 3. kişi ...’ın boşandığı eşi olan borçlu davalı ...’un alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek
kişilerden olmasına (İİK 280/II), davacıların asıl amaçlarının, boşanmaya ilişkin mahkeme hükmünün iptali değil, taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptali olmasına, boşanma davasında tarafların mal bölüşümünün mahkeme tarafından değil taraflarca belirlenmesine, edinilmiş malların paylaşımında borçlunun, kendine hiç mal bırakmayan ve boşandığı eşine 2 taşınmaz, şirket hisseleri ve 900.000,00.-TL tazminatı kabul eden sözleşmeyi imzalaması hayatın olağan akışına uygun düşmemesine,
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/3778, K. 2011/8960, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama