KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/3922 E., 2011/11161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.002,62 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda %30 oranında kusurlu olduğunu, davalı hakkında kusur oranına isabet eden 1.500,60 TL asıl alacak ve ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 80,66 TL faiz toplamı 1.581,26 TL üzerinden Mersin 5.İcra Müdürlüğünün 2009/4502 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aracını, kaza tarihinden önce haricen 3.kişiye sattığını, işleten sıfatının ve sorumluluğunun bulunmadığını, kusur kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının Mersin 5.İcra Müdürlüğünün 2009/4502 sayılı dosyasında 1.500,60 TL’sına yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, Mersin 5.İcra Müdürlüğünün 2009/4502 sayılı dosyasında davalı tarafın kusur oranına isabet eden 1.500,60 TL asıl alacak, 80,66 TL işlemiş faiz toplamı 1.581,26 TL üze-
rinden davalı hakkında icra takibi yaparak, asıl alacağın takip tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya kaskolu araçta davalıya izafe edilen kusur oranına göre tazmini gereken 1.500,79 TL tutarında hasar olduğu belirtilmiş, mahkemece taleple bağlı kalınarak davalının 1.500,60 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Asıl alacak yönünden reddedilen kısım olmadığına, icra inkar tazminatı ve temerrüt faizi talebi feri nitelikte olup reddedilmeleri halinde kendini vekil ile temsil ettiren karşı taraf lehine vekalet ücretine karar verilemeyeceğine göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davalı ... vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Kabule göre de; kasko sigorta sözleşmesinden doğan rücuen tazminat davasında faizin başlangıç tarihi sigorta tazminatının sigorta ettirene ödendiği tarihtir.
Somut olayda; dosya kapsamına göre hasar bedelinin sigortalıya 5.6.2008 tarihli ibraname gereğince ödendiğinin ve davacının işlemiş faiz talebinde bulunduğunun anlaşılmasına göre mahkemece 1.500,60 TL asıl alacağın 5.6.2008 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde ödeme tarihinden 26.3.2009 icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi yönünden karar verilmeyerek,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına hükmedilmesi de isabetli değil bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/3922, K. 2011/11161, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama