KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/4075 E., 2011/12321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, müvekkili tarafından aracın tamir ettirildiğini ve servis tarafından düzenlenen faturaları davalıya ibraz ettiğini, davalının hasar bedelinin bir kısmını ödediğini, onarım bedelinin tamamını ödemeden poliçeyi iptal ettiğini belirterek bakiye 20.000 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın ihbarı üzerine yaptırılan ekspertiz incelemesinde davacının aracının onarımı için çıkma parçalar kullanıldığının tesbit edildiğini ve çıkma parça tutarının davacının muvafakatı ile müvekkili tarafından rehin hakkı alacaklısına ödendiğini, davacının çıkma parça ile yapılan onarımda sanki orijinal parça kullanılmış gibi faturalandırarak hasar bedelinin tazminini istediğini, aracın daha öncesinde de birçok kez kazaya karıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Kasko sigortası, gerçekleşen riziko dolayısıyla sigorta ettirenin motorlu aracında meydana gelen zararı karşılamayı amaç edinen bir mal sigortası türüdür. Hasar durumunda sigorta tazminatının belirlenmesinde KTKS Ge-
nel Şartlarının B.3.3.1.maddesi gereğince sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki gerçek tazmin değeri esas alınır. Kısmi hasar halinde onarım masrafları ve onarımın layıkıyla yapılabileceği en yakın yere kadar olan gerekli çekilme ve nakil masrafları ödenir. Sigortacı, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan hasar bedeli nedeniyle sigorta ettirenin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödemesi gereken KDV'yi de sigortalısına ödemek zorundadır. Mahkemenin öncelikle davaya konu kaza nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarını belirlemesi gerekir.
Somut olayda davalıya kaskolu araç tek taraflı kazada hasarlanmış, davacı aracını serviste tamir ettirmiş; onarıma ilişkin 14.645,46 TL ve 8.296,73 TL bedelli faturaları ibraz etmiştir. Davalı ... şirketi vekili sigortalı aracın, ekspertiz raporuna göre faturalarda belirtilen orijinal parçalarla onarılmadığını, sigortalının talebi ile çıkma parçalarla tamir edildiğini, çıkma parçalarla yapılan onarımda sanki orijinal parça kullanılmış gibi faturalandırıldığını, çıkma parça tutarı 6.675 TL'nın davacının muvafakatı ile rehin alacaklısına ödendiğini, sorumluluklarının yerine getirildiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili aracın faturalarda belirtilen parçalarla tamir edildiğini belirterek bakiye 20.000 TL hasar bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Rizikonun ve hasarın teminat kapsamında olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. İhtilaf, hasar bedelinin ne kadar olduğu, çıkma parçalara göre mi orijinal parçalara göre mi hasarın tesbit edilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; faturalarda parçaların orijinal kod numaralarına göre fiyatlandırıldığını, ekspertiz raporunda sigortalının talebi doğrultusunda aracın çıkma parçalar kullanılarak yapıldığının araç yürür vaziyete getirildiğinde airbag ve ön gögüs değişimi yapılmadan sigortalı tarafından ...'a götürüldüğünün, bunların orijinal parçalarla onarımı halinde 6.484,85 TL parça bedeli, çıkma parçalarla onarımı halinde 3.000 TL çıkma parça bedeli olacağının belirtildiğini, bilirkişi kurulunca aracın üzerinde inceleme yapılmayıp,
sadece dosya üzerindeki incelemeye göre araç parçalarının çıkma mı orijinal mi olduklarının tesbitinin kesinlikle mümkün olmadığını, ancak ekspertizin araştırma ve tesbitinin
çok detaylı olduğunu, bu nedenle aracın çıkma parçalarla onarımı cihetine gidildiğinin, kaza tarihi itibariyle eksper raporunda bildirilen KDV hariç 6.675 TL parça ve işçilik ücretlerinin piyasa rayicine uygun ve kabul edilir bulunduğunu, faturaların esas alınması halinde ise gerçek zarar miktarının 19.730 TL olup bundan davalı tarafça yapılan 6.675 TL ödemenin mahsubu sonucu bakiye 13.055 TL zarar kaldığı bildirilmiştir. Davacı sigortalı aracını tamir ettirmemiş olsaydı davalı ... şirketi bakiye 13.035 TL gerçek zarardan sorumlu olacaktı. Davacının çıkma parçalarla aracını tamir ettirdiğinin kabulü halinde dahi, bu nedenle davacı aracında meydana gelen değer kaybı davacının riziko dolayısıyla malvarlığında oluşan bir eksikliktir.
Bu durumda mahkemece davalı kasko sigortası şirketinin sigortalı araçta, riziko tarihinde meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile orijinal parçalarla onarım giderinin bakiyesi olan 13.055 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde bakiye alacak kalmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/4075, K. 2011/12321, 15 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama