KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/5071 E., 2011/11942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Mahkemece bildirilen deliller toplanarak taraflar arasındaki temel ilişkinin incelenip çekin düzenlenme nedeni olan alacağın hangi tarihte doğduğunun saptanması, borcun gerçekten satıştan sonra doğduğu sonucuna varılırsa davanın şimdiki gibi reddine karar verilmesi, şayet borcun satıştan önce doğduğu anlaşılırsa o takdirde İİK’nun 277 ve devamı maddelerinde yazılı koşulların olayda gerçekleşmiş olup olmadığı araştırılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bil ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacılar ... ve ...’ın alacaklarının tasarruf tarihinden sonra doğmuş olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararında dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, üçüncü kişi konumunda olan davalı ...’in borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun kanıtlanamamasına ve taşınmazın gerçek bedelini ödediğine ilişkin banka dekontu ibraz etmesine göre davacı .... vekilinin davalı ...’e yönelik temyiz itirazlarının reddine,
3) Davacı .... vekilinin davalı ......’a yönelik temyiz itirazlarına gelince. Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Tasarrufun iptali davalarında kural olarak, tasarrufun iptal edilebilmesi için borcun doğum tarihinin iptali istenilen tasarruf tarihinden önce olması gerekir. Somut olayda davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Ancak İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlenmiştir.
Davalı ...’ın borçlu davalının yanında çalıştığı ve cevap dilekçesi içeriğinden borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava konusu 81 ada 69 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3 nolu bağımsız bölüme ilişkin tasarrufun iptaline, ancak bu taşınmazın davalı tarafından elden çıkarılması ve satın alan kişilerin davaya dahil edilmemesi nedeniyle üçüncü kişi konumundaki davalı ...’nın bedelle sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/5071, K. 2011/11942, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama