KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/5365 E., 2012/1249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... İnş. San. Ve Tic. AŞ. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracı kiralayan sürücünün davalı ... İnş San AŞ ye ait otelin müşterisi olarak bulunduğu sırada aracı otel görevlisi olan diğer davalıya teslim ettiğini, davalı ...'ın izinsiz olarak kullandığı araçla kaza yaparak aracı hasarladığını açıklayıp, 20.237 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı ... hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına,diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, 14.500 TL hasar ve 1.000 TL kazanç kaybı toplamı olan 15.500 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline , fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... İnş San AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir
usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... İnş. San. AŞ. vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinde bulunmuş olmasına rağmen, faiz konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 (HMK 370/2) maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/5365, K. 2012/1249, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama