KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7130 E., 2011/9313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (alacaklı) ve davalı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, müvekkilinin alacağından dolayı dava dışı borçlu aleyhine Alanya 1.İcra Müdürlüğünün 2009/3380 sayılı dosyasından yürütülen takipte, 21.10.2009 tarihinde uygulanan haciz işlemine karşı, davalı 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, alacaklıdan mal kaçırılmaya çalışıldığını ve muvazaa yapıldığını ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; haciz yapılan adresin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adres olmadığı, haciz sırasında borçluya ait evrakın ve borçlu adına kimsenin bulunmadığı, davalı 3.kişi ile borçlu şirket adreslerinin farklı olduğu, mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olduğu ve ispat yükünün davacıda olduğu, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (alacaklı) vekili ile tazminat ve vekalet ücreti yönünden de davalı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (alacaklı) vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davalı 3.kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
İstihkak davalarında alacak tutarı ile haczedilen malların değerinden hangisi daha az ise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin III.kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; mahkemece, davalı taraf yararına takip konusu alacak miktarından daha az olan mahcuz malların değeri olan 111.300,00 TL. üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/7130, K. 2011/9313, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama