KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/8072 E., 2012/2215 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın meydana gelen trafik kazası sonucu pertotal olduğunu, başvuruya rağmen davalı ... şirketinin ödeme yapmadığını, 27.500.00 TL’nın faiziyle birlikte tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kredi kartı ile prim ödeme talimat formu düzenlenmiş ise de hesap müsait olmadığından prim peşinatının tahsil edilemediğini, TTK.’nun 1295. maddesi uyarınca müvekkili şirket sorumluluğunun başlamadığını, talebin fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, kazadan önce acente tarafından prim tahsilatına çalışıldığı, onay verilmediği, kredi kartı limiti yetersiz olduğundan tahsil imkânı bulunmadığı, TTK.’nun 1295. maddesi uyarınca poliçe peşinatı veya ilk taksiti ödenmediğinden sigortacının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında kasko sigorta poliçesi 25.06.2008 - 25.06.2009 vadeli olarak düzenlenmiştir. Çekişme, anılan bu poliçe nedeniyle davalı ... şirketinin sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava konusu kaza 30.06.2008 tarihinde meydana gelmiş, poliçede peşin olarak ödeneceği kararlaştırılan 284.22 TL prim tahsilatı, “kredi kartı ile prim ödeme talimat formu” uyarınca kredi kartından 16.07.2008 tarihinde yapılmıştır. Davalı vekili, kredi kartı limiti yetersiz olduğundan prim peşinatının tahsil edilemediğini, peşinatın kazadan sonra ödenmesi nedeniyle sorumluluklarının başlamadığını savunmuştur. Davacı vekili ise, müvekkilinin kredi kartı hesabının müsait olduğunu, poliçe peşinat ödeme tarihi ile kaza tarihi arasında kart hesabına ödemeler yapıldığını ve kartın başkaca alış verişlerde kullanıldığını, kaza sırasında kaybolması nedeniyle de bloke ettirdiğini, prim tahsilatını süresinde yapmayan davalının kusurlu olduğunu iddia etmiştir.
O halde mahkemece, prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle sigortacının sorumluluğu TTK.’nun 1295. maddesi hükmü uyarınca başlamaz ise de; sigortacının olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmeyerek sözleşmeyi ayakta tutması karşısında, tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan sorumlu bulunduğu hususu da gözetilerek inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/8072, K. 2012/2215, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama