KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/8870 E., 2011/11545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, ... 2.İcra Müdürlüğünün 2007/3603 sayılı takip dosyasında, haczedilen ... Devlet Hastanesindeki hakedişlerin müvekkiline ait olduğunu, takip konusu senetteki borçlu ile kısmen isim benzerliği olup aynı şirket olmadıklarını, vergi numaralarının farklı olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ile 3.kişinin aynı şirket olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, takip konusu senette ismi yazılı borçlu şirket ile davacı şirketin farklı oldukları gerekçesiyle haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 13.7.2009 gün ve 2008/13917-2009/10967 sayılı ilamıyla uyuşmazlığın istihkak davasına ilişkin olup nispi harca tabi olduğu, davaya eksik (maktu) harçla bakılmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak harç tamamlattırıldıktan sonra yapılan yargılama sonunda takip borçlusu şirket ile davacı 3.kişi şirketin ticari ünvanları, vergi numaraları, şirket merkez ve adreslerinin, ortaklarının farklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi şirket, borçlu şirket ile aynı kişi olmadıklarını, borçlu şirket ile sadece isim benzerliği bulunduğunu, vergi numaralarının ve tüzel kişiliklerinin farklı olduğunu ileri sürmüş ise de mahkemece yapılan araştırmada takip dayanağı senetteki borçlu şirket kaşesinde belirtilen vergi numarasında kayıtlı bir şirket bulunmadığı tespit edilmiştir.
Ayrıca davacı şirket ortaklarından olan ... ...'ün gerçekten var olmayan borçlu şirket isim ve kaşesini kullanarak borçlandığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Tavşanlı İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/39-72 sayılı dava dosyasına konu senetlerin, davacı şirket yetkilisi ... ... tarafından borçlu şirket ismi kullanılarak düzenlendiği, davacı 3.kişinin de aynı şekilde farklı şirketler olduklarını ileri sürerek şikayette bulunduğu; keza ...
11.İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/91-52 sayılı dosyasına konu, borçlu şirket aleyhine yürütülen takipte 23.1.2007 tarihinde yapılan haciz sırasında davacı 3.kişi ortağı ... ...'ün istihkak iddiasında bulunduğu, davacı 3.kişinin farklı tüzel kişiliklere sahip oldukları iddiasıyla açtığı şirket davasının reddine karar verildiği tespit edilmiştir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular hep birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin ortakları aracılığıyla gerçekte var olmayan bir şirket adına benzer bir isimle çeşitli kişilere borçlandıktan sonra farklı tüzel kişiliklere sahip oldukları iddiasında bulunularak alacaklıdan mal kaçırma amacıyla hareket ettiklerinin kabulü gerekir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/8870, K. 2011/11545, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama