KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/12759 E., 2013/3851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı olan aracın, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın %100 kusurlu olarak çarpması sonucu hasarlandığını, hasar nedeniyle sigortalı araç malikine 2.567,52-TL' nin 25.11.2005 tarihinde, 18.717,74-TL' nin 05.12.2005 tarihinde ödendiğini belirterek toplam 21.285,26-TL hasar bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 21.100,00 TL hasar bedelinin 2.567,52 TL'sinin ödeme tarihi olan 25.11.2005 tarihinden 18.532,48 TL'sinin ödeme tarihi olan 05.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, oluşa ve özellikle dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre ve her ne kadar alacaklı ve borçlu sıfatı
davacıda birleşmiş ise de davalı sürücünün ehliyetsiz ve tamamen kusurlu olması nedeniyle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301.maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK 417.maddesinde kanunen açık olan hallerin dışında yargılama giderlerinin aleyhinde hüküm verilen taraftan tahsiline karar verileceği, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması durumunda mahkemenin taraflardan her biri yönünden yargılama giderlerini aralarında taksim edeceği öngörülmüştür.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davanın kabul edilen bölümü üzerinden alınması gerekli nisbi karar ve ilam harcının anılan yasal düzenleme doğrultusunda davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken önce davacıdan tahsiline karar verilmesi ve daha sonra da bu kısmın yargılama giderleri içerisinde davalılardan tahsil edilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/12759, K. 2013/3851, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama