KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/14978 E., 2012/14499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının sebebiyet verdiği kazada müvekkiline kasko sigortalı aracın hasarladığını, 35.000 TL araç bedelinin sigortalıya ödendiğini, aracın hasarlı hali ile 21.269 TL.sına satıldığını, bakiye 13.731 TL zararlarının bulunduğunu, davalı tarafın 8/8 kusurlu olduğunu, davalılar hakkında Beyoğlu 4.İcra Müdürlüğünün 2008/15367 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını davalılarca ödeme yapılmadığını belirterek 13.731 TL.nın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'ın yönetimindeki iş makinası ile seyrederken teknik arıza nedeniyle hidrolik hortumunun patladığını ve bu nedenle yola hidrolik yağının aktığını, müvekkilinin bunun farkına varmadan seyrine devam ettiğini, kaza tutanağında müvekkiline %100 kusur verilmişse de ...
3.Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/25 Değişik iş sayılı dosyasında tutanağın iptaline karar verildiğini, kaza tutanağında KTK.nun 65/1-G maddesine göre kusur izafe edildiğini, oysa bu maddenin araçtaki yükle ilgili olduğunu, müvekkillerinin aracının iş makinası olup üzerinde yük bulunmadığını, kusurun yanlış maddeye göre değerlendirildiğini, yükten sızan yağ akması bulunmadığını, aracın kendisinin hidrolik yağının akması nedeniyle tutanağın iptal edildiğini, kusuru hasar mitarını kabul etmediğini, Müvekkilinin kazaya karışmadığını, illiyet bağı olmadığını,
davacıya sigortalı aracın sürücüsünün hız sınırlarına uymadan zikzaklar çizerek seyretmesi nedeniyle kazanın olduğunu, hid-
rolik yağının az bir bölgede yoğunlaşmadığından davacı aracının bu yağ nedeniyle kaymasının mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 9.730 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ile davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında karşı araçta meydana gelen gerçek zarardan sorunlu olur. Bu nedenle kusur durumunun ve gerçek zarar miktarının doğru olarak tesbiti gerekmektedir.
Somut olayda 4.2.2008 tarihli kaza tesbit tutanağında davacıya sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ...'nın yönetimindeki araç ile seyrederken davalı tarafa ait araçtan (iş makinası) döküldüğü tesbit edilen yağ döküntülerinden dolayı kayarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu,
kendi aracının sol ön köşe kısmı ile aynı istikamette sol şeritte seyreden dava dışı 3.kişinin yönetimindeki ...plakalı aracın sağ arka köşe kısmına çarpıp savrulması sonucu kendi aracının ön ve sağ yan kısmı ile aynı istikamette seyreden yine 3.kişinin yönetimindeki... plakalı aracın sol yan ve arka kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği belirtilerek davalı sürücüye kusur izafe edilmiştir.
Kaza tutanağında, KTK.nun 14/a maddesinde düzenlenen araçla ilgili bir şeyin yola dökülmesine ilişkin kanun maddesi yerine 65/1.G maddesinde düzenlenen yükün yola dökülmesi ile ilgili kanun maddesinin belirtilmesi ve bu konuda düzenlenen idari para cezası tutanağının iptaline karara verilmesi tarafların kusur oranını etkileyen bir husus değildir.
Duruşmalarda dinlenen davalı tanıkları, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan Barış Yıldız ile bu aracın arkasında seyreden bir başka araçta bulunan Sadık Matur özetle, davacı taraf aracının hızlı seyrettiğini ve davacı aracın solunda seyreden ...plakalı araca sağ arkasından çarptıktan sonra... plakalı araca çarptığı-
nı, bariyerlere çarparak durduğunu, hidrolik yağ sızıntısının yolun sağ tarafında olduğunu, diğer araçların kaymadığını ifade etmişlerdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya sigortalı aracın sürücüsü ...'nın yerleşim yerinde seyrederken, aracının hızını, aracın yük ve teknik özellikleri ile görüş, hava, yol, ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, gündüz vakti görüş mesafesi yeterince açık olduğu halde yolun ön ilerisine yeterince dikkat etmediği,
kolaylıkla görülebilecek yoğunlukta ve boyutlarda yola dökülmüş olan yağı zamanında farketmeyerek bu kesime yaklaşırken aracının hızını düşürmeye yönelik tedbir almakta geciktiği yolun sol bölümünde yağ döküntüsü olmadığını, zamanında fark edip yeterli mesafe öncesinde aracını sola yönlendirmek suretiyle güvenli şekilde tehlikeli durumdan kurtulması mümkün iken dikkatsiz tedbirsiz davranışı nedeniyle az da olsa var olan olayın önlenebilirlik ihtimalini ortadan kaldırdığından bahisle olayda %30 oranında kusurlu bulunduğu,
davalı sürücü ...'ın 2918 Sayılı KTK.nun 65/9 bendine göre kusurlu yüklemeye dayalı olarak kusurlu görülmesinin hatalı olduğu, aracın iş makinası olup bu araçla yük taşınmadığını, bu sürücünün olay yerinden geçerken aracının hidrolik hortumunun patlaması sonucu yolun sağ yarısındaki kesiminde asfalt zemin üzerine hidrolik yağının dökülmesi ile yol zemininin kaygan hale gelmesine neden olduğu, trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü,
akabinde bu durumu farketmeyerek aracı ile seyrine devam ettiği, kendisinin yarattığı bu tehlikeli duruma karşı olay mahalline yaklaşan sürücüleri uyarmak yönünden de bir tedbir almadığından bahisle %70 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.
Kaza tesbit tutanağında, davacı aracının sürücüsüne kusur verilmemesine, kusur yönünden tutanak ile bilirkişi raporu arasında çelişki olmasına ve taraf vekillerinin itirazlarına rağmen itirazların değerlendirilmesi ve çelişkinin giderilmesi hususunda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi davacı şirket nezdinde düzenlenen ekspertiz raporunda aracın pertinin uygun görülmesine,
dava dilekçesinde davacı tarafın aracın pert olduğunu kabul ederek dava açmış olmasına göre bu hususlarda değerlendirme yapılması gerekirken hasar yönünden hükme esas alınan 2.2.2011 tarihli bilirkişi raporunda sadece aracın onarım ve işçilik giderleri konusunda inceleme yapılması, pertinin uygun olup olmadığı hususunda inceleme yapılmaması da doğru görülmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur ve hasar konularında uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek tarafların olaydaki kusur durumları ve davacı aracında bu kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedeli, aracın tamirinin mi pertinin mi uygun olduğu, pertinin uygun görülmesi halinde kaza tarihi itibariyle 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin belirlenmesi konularında denetime elverişli ayrıntılı, gerekçeli, önceki bilirkişi raporlarının ve kaza tutanağının da irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de. 6100 Sayılı HMK.nun 26.maddesi uyarınca "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Davacı vekili, davalılar aleyhinde Beyoğlu 4.İcra Müdürlüğü'nün 2008/15367 sayılı takip dosyasında yaptığı takipte 13.731 TL asıl alacağın ferileriyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, davalıların itirazı üzerine açılan iş bu davada dava dilekçesinde sigortalı aracın ağır hasarlı olması sebebiyle 35.000 TL araç bedelinin sigortalıya ödendiğini,
hasarlı aracın 21.269 TL.sına satıldığını belirterek 13.731 TL bakiye alacaklarının ve davalı tarafın 8/8 oranında kusurlu olduğunu belirterek 13.731 TL.nın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir. Hasar konusunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı aracında neticeden 13.900 TL onarım gideri olduğu, bunun davalı tarafın %70 kusur oranına isabet eden kısmının 9.730 TL bulunduğu bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı tarafça talep edilen 13.731 TL tazminatın %70'ine isabet eden 9.611,70 TL tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde talep aşımına sebebiyet verecek şekilde davalı taraf aleyhine fazla tazminata hükmedilmesi de isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/14978, K. 2012/14499, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama