İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/15655 K.2013/4394

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2012/15655Karar2013/4394Tarih28 Mart 2013Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2012/15655 E., 2013/4394 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2013
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasarı karşılamadığını, aracın çekici ile olay yerinden kaldırıldığını belirterek 177 TL çekici ücreti olmak üzere şimdilik 15.177 TL.nin ihbar tarihinin 15 gün sonrasından başlamak üzere avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, oluş şeklinin ve sürücünün kim olduğunun şaibeli olduğunu, aracın alkollü veya ehliyetsiz sürücü yönetiminde iken kazanın meydana geldiğini, araç sürücüsünün kimliği hakkında trafik görevlilerine doğru beyanda bulunulmadığını, hasarın teminat kapsamında olmadığını, doğru ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından kasko sigorta şirketine karşı açılan tazminat istemine ilişkindir.

Davacıya ait aracın 9.7.2009/9.7.2010 vadeli poliçe ile davalı şirkete kasko poliçesi ile sigorta yaptırıldığı ve kaskolu araçtaki hasarın (rizikonun) poliçe yürürlük süresi içerisinde 27.4.2010 tarihinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.

Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması, gibi kazalar ile 3.kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan TTK.nın 1282 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281.maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, kasko poliçesi genel şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu, sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.

Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda resmi görevlilerce düzenlenen kaza tesbit tutanağına göre; 27.4.2010 tarihinde saat 01.20'de davacıya ait araç sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gidiş istikametine göre yolun solundaki orta refüje çarpıp yoldan çıkarak devrilmiş, yaralamalı, hasarlı, tek taraflı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tutanağında sürücünün ... olduğu belirtildikten sonra tutanağın altına ... sürücü olduğunu beyan etmişse de kaza mahalline kendilerinden 25 dakika sonra intikal ettiğinden kazayı yapan sürücü

kanaatinin oluşmadığı şeklinde açıklama yazılmıştır. Davalı vekili sair itirazları yanında tutanakta yazılı bu açıklama nedeniyle davacı sigortalının doğru ihbar mükellefiyetine uymadığını ve poliçeden kaynaklanan haklarını kaybettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Dava dışı ... davalı şirkete verdiği 9.6.2010 tarihli beyan yazısında olay tarihinde yanında ağabeyi ...,... olduğu halde sigortalı araç kendi sevk ve idaresinde iken önlerinde seyreden plakasını alamadığı kamyondan kasa düşmesi sonucu buna çarpmamak için direksiyonu kırdığını ve kazanın meydana gediğini beyan etmiş, devamla abisinin kendine gelmesi için kendisine tokat attığını, buna kızarak yolun karşısına geçtiğini ve oradaki kamyonculardan su alıp oturduğunu, bu sırada trafik görevlilerinin geldiğini ve abisinin gelerek kendisini polislerin yanına götürdüğünü,

bu nedenle tutanağa kendisinin kaza mahallinde olmadığı şeklinde ayrıca açıklama yazısı yazıldığını, ambulansla hastaneye gittiklerini belirtmiştir.

Araçta bulunan ...,... olayın hemen akabinde Jandarma Karakol Komutanlığında ve ... dışındaki diğer tanıklar mahkeme huzurunda verdikleri ifadelerinde; aracı ...'un kullandığını, 90 Km hızla yolda seyrederlerken yol içinde aniden bir sandık farkettiklerini, sürücü ...'in buna çarpmamak için manevra yaptığını, aracın takla atarak yolun solundaki orta refüje çarptığını söylemişlerdir.

Kazadan sonra olay yerine gelen ambulansla sürücü ve yanındaki şahıslar hastaneye götürülmüşler, burada yapılan muayene sonucu sürücü ...'un alkolsüz olduğu basit tıbbi müdahale ile iyileşeceği tesbit edilmiştir.

Duruşmalarda dinlenen tutanak tanıkları, kaza anonsu üzerine olay yerine gittiklerinde kaza yerinde bulunanlardan sürücünün yaralı olması sebebiyle Nurdağı'na gittiğini duyduklarını, 15-20 dakika sonra olay yerine gelen ...'un sürücünün kendisi olduğunu söylediğini, bu şahsın 15-20 dakika içinde hastaneye gidip dönmesi mümkün olmadığından beyanına itibar etmediklerini, zaten sürücü, olduğunu söyleyen ...'in elinde hafif bir çizik bulunduğunu durumunun hastaneye gidecek kadar ağır olmadığını ifade etmişler, tutanak tanığı ... bu ifadeye ilaveten araçta bulunan 4. kişinin de alkollü olduğunu gözlemlediklerini söylemiştir.

Davalı ... şirketi nezdinde düzenlenen 14.6.2010 tarihli araştırma raporunda dahi adli raporlara göre ...,... 'nın alkolsüz oldukları, ...'in 0.46 promil alkollü olduğu (saat 02.55 teki rapora göre) bildirilmiştir. Tutanak tanıklarının beyanları varsayıma dayalı olup araçtaki şahısların alkollü oldukları ileri sürülmüş ise de dosyadaki mevcut raporlara göre sürücü ...,... 'nın alkolsüz oldukları sabittir.

Tutanak tanıklarının sürücünün hastaneye gittiğine dair duyumu kimden aldıkları somut şekilde belirlenmemiştir. Olayın başından beri ... ile sigortalı araçta bulunan diğer şahıslar aracın sürücüsünün ... olduğunu ifade etmişlerdir.

Bu açıklamalar ve tesbitler karşısında davalıya kasko sigortalı aracın sürücüsünün ... olduğu şahsın alkolsüz bulunduğu hasarın teminat kapsamında kaldığı dosya kapsamına göre sabit olduğu gibi davacı sigortalının rizikonun gerçekleşme şeklini kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirdiği de sabit olmamıştır. Bu halde rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda bulunmaktadır.

İspat külfeti somut olayda davalı sigortacıda olmakla sigortacı rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu sigortalının kasten ve iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde doğru ihbar mükellefiyetine uymadığını, teminat kapsamında olmayan bir hususun sanki teminat kapsamındaymış gibi ihbarda bulunulduğunu hasarın teminat kapsamında kalmadığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlayamamıştır.

Bu durumda mahkemece hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde doğru ihbar yükümlülüğüne uyulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/15655, K. 2013/4394, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15655
Karar No
2013/4394
Tarih
28 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/15656 K.2013/12320
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/15657 K.2013/3709
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/15658 K.2013/3922
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/15659 K.2013/11500
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/15659 K.2013/3722
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/15659 K.2013/4135

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.