KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/15988 E., 2013/7933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 28.5.2013 Salı günü davacı (3.kişi) vekili Avukat ... ile davalı (Alacaklı) vekili Avukat ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Burdur İcra Müdürlüğünün 2010/873 sayılı talimat dosyasından, 04.11.2010 tarihinde haczedilen biçerdöverin davacıya ait olduğunu, sözkonusu biçerdöverin borçludan satın alındığı bedeli ödendiği halde teslim edilmediği ancak Ticaret odası kaydının davacı adına olduğu ve satış bedelinin ödenmesi için çekilen krediye karşılık üzerine banka lehine ipotek konulduğunu, borçlu ile bir ilgisinin olmadığını, belirterek İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu haczin 09.08.2011 tarihinde kaldırıldığını ve davanın konusunun kalmadığını, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, dava konusu haczin yargılama sırasında 09.08.2011 tarihinde kaldırıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, toplanan delillere göre davacı 3.kişi dava açmakta haklı olduğundan yargılama giderinin davalı alacaklı aleyhine hükmedilmesine karar karar verilmiş; hüküm, yargılama gideri yönünden davalı alacaklı
vekilince, lehe kötü niyet tazminatı takdir edilmediği gerekçesi ile davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere davalı alacaklının kötü niyetinin ispatlanmamış bulunmasına göre davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davacı 3.kişi vekili takip dosyasında istihkak iddiasında bulunmamış ve 05.07.2011 tarihinde doğrudan dava açmıştır. Davalı alacaklı ise istihkak iddiasından dava ile haberdar olmuş ve ilk oturumdan önce 09.08.2011 tarihinde dava konusu olan haczi kaldırmış ve cevap dilekçesinde haczin kaldırıldığı davanın konusu kalmadığını belirtmiştir.
Bu durumda, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve takdiren taraflar lehine vekalet ücreti takdi edilmemesi gerekirken gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadıgına karar verilmesi halinde maktu ilam harcına hükmedilmesi gerekirken nisbi ilam harcına hükmedilmeside isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HMK 370/2 (HUMK.438/7) fıkrası gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/15988, K. 2013/7933, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama