KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/16023 E., 2013/17434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak eş ... için 499 TL, ... için 1 TL, Senanur için 500 TL destek tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Islah ile de talep miktarını ... için 50.924,46 TL, ... için 2433,70 TL daha artırmıştır.
Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 50.923,46 TL, ... için 1 TL, ... için 2.433,70 TL destek tazminatının 10.1.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
HUMK'nun 388 (HMK 297)maddesi uyarınca mahkeme kararında, İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular
hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HUMK.'nun 389'ncu (HMK 297) maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur.
Hükmün gerekçe bölümünde bilirkişinin SGK'ca yapılan ödemelerin peşin sermaye değerinin mahsubuna yönelik hesaplamasının mahkemece benimsenmediği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında sadece ıslah ile artırılan miktarlara hükmedilmiş olması ve asıl dava dilekçesi ile istenin tazminat miktarları hakkında karar verilmemesi ve fazlaya dair istemlerinde red edilmesi isabetli değildir.
2-Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/16023, K. 2013/17434, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama